Menzile varmak,
eski benliğin görkemli intiharıdır.
Yol seni eksiltmez;
sana ait olmayan fazlalıklardan arındırır.
Zayıf olan dökülür, ham olan kırılır;
geriye kalan, gerçeğin kendisidir.
Dizindeki iz, bir yenilgi nişanı değil;
maddenin bilince attığı o kutsal imzadır.
Acı, benliğinin zirvelerine tırmanırken
ödenen zorunlu harçtır.
Merhamet, yolun lütfu değildir;
kendi yarasını kendi ateşiyle dağlayanların
kazandığı güçtür.
Vardığında heybendeki ağır yüklere bak ve gülümse:
Onlar geride bırakılamayan pişmanlıklar değil,
iradenle seçip sırtlandığın varoluş taşlarıdır.
Hafiflik, uçurtmaların işidir;
insan, taşıdığı dağın ağırlığı kadar kök salar yeryüzüne.
Bu yüzden başlangıçtaki “masumiyet”,
bir noksanlıktır.
Hiçbir hedef saf kalmaz;
bilgi, kanla yıkanmış bir uyanıştır.
Ve ancak cennetten kovulma cesaretini gösterenler,
cehennemlerinden yeni bir dünya kurabilirler
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 11:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!