İnsan alışıyor bir yerden sonra yaralarına, yangınlarına, yaslarına, buna olgunlaşma diyoruz sessizce kabullenme. Hatalara, hazanlara, hayallerin azalmasına, belkide olgunlaştıkca yalnızlığı seçiyoruz. Hep güçlü durma çabası yoruyor, yalnızlığın kuytu köşelerinde nasılda çocuk gibi ağlıyoruz, küsüyoruz, kendi kendimize huzur veya ceza veriyoruz...
Sonrası hiç birşey olmamış gibi maskelerle geçiyoruz yakınlarımızın arasından, Yaralarımızın, yangınlarımızın arasından. Başımız dik olgun bir gülümsemeyle. Diyoruz dostlarda, düşmanlarda bizi güçlü görsün yenilmez yıkılmaz bilsin...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta