24.12.2003 Ankara/Altındağ
Ben senin hürriyetinim, sen benim zincirsiz nehirlerim!
Bak, ellerimi daldırıyorum şafağın bakir havasına,
Avuçlarımda çarpan yürek,yaban gülünün kokusu!
İstemem sığ sığınakları, kokona yatak odalarını,
Kırlara gidelim, döşek otlar bizi bekler sabırsızlıkla,
Gıcırdayan değirmenin dibinde, çayırların kucağında,
Öpeceğim, o köhne, zamanın öğütüldüğü değirmenin yanında,
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta