YEYİN ARKADAŞLAR YEYİN
Devletin malı deniz,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Kimseyi dinlemeyin,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Herkes gücü kadar,
Bir taraftan götürsün.
Siz bizdensiniz zaten,
Herkes borusunu öttürsün.
Deveyi hamuduyla yutsak,
Bize yetmeyecek sanki.
Nereden gelirse gelsin,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Öyle yapıyoruz zaten,
Bizden olmayan düşünsün.
Her devirde yeriz biz,
Başkaları düşünsün.
Bizim adamımız iyidir,
Sizin adamınız kötüdür.
Kurtulamadık bundan,
Kalite yok en azından.
Bu kafayla gidersek,
Hepimiz batacağız.
Yolun sonu göründü,
Şimdi ne yapacağız.
Yurdumun her yerinde,
Aynı çarpıklık var.
Her nereye baksam,
Herkes yer,yutar.
Göremedik hiçbir zaman,
Bir adım önümüzü.
Böyle gitmez bilinsin,
Herkes kendine gelsin.
Doğruya sahip çıkalım,
Yanlışa karşı duralım,
Kimlik önemli değil,
Biraz cesaretli olalım.
Eğer çocuklarımıza,
Güzel gelecek istiyorsak,
İlme önem verelim,
Ve onunla yükselelim.
İlim müslümanın yitiği,
Nerede bulursa alır,
Velevki bir dağ başında,
Ya da uzayın boşluğunda.
Şimdi örnek vereyim,
Bütün anlattığımıza.
Hepimiz biliyoruz zaten,
Bakmayın yapmadığımıza.
Aksu deresi taşıyor,
İstinad duvarı yıkılıyor.
Plaka gibi yapılmış,
Bu böyle sürüp gidiyor.
Hiçmi ders almıyoruz,
Yıkılan duvarlardan.
Bu işi kim yapıyor,
Ya da kim yapmıyor.
İnanın çocuklar yapsa,
Bu kadar hata olmaz.
Kaynağımız bol zaten,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Yıllar yılı su taşıyor derede,
Yapılan sağlam yollar nerede.
Bizim adamımızdır belki,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Eller aya çıktı,görüyoruz,
Biz yolda yürüyemiyoruz.
Hesabı sorulacak,biliyoruz,
Yeyin arkadaşlar yeyin.
Bir sihirli değnekle gelerek,
Kimse bir şey düzeltmeyecek,
Eğer biz düzelmezsek,
Bu böyle sürüp gidecek.
Bulancak-GİRESUN
Muzaffer UzunkayaKayıt Tarihi : 22.7.2006 17:03:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiiri yurdumun yok yere heba olan kaynaklarına,para ve zamanına içim yandığından,Ülke çapında kaynak israfının bize nelere mal olduğunu gördüğümden kaleme aldım.Yaklaşık 3-4 aydır geçici görevle gitiğim Giresun İlinin Bulancak-Şebinkarahisar yolu üzerinde aksu deresinin taşması sonucu yıkılan duvarlar ve yıllar yılı fazla bir değişiklik yapılmaksızın aynı şekide yapılan ve böylece bir kısır döngü gibi devam eden işler.Acaba burada bilimsel bir çalışma yapılmıyormu veya yapılıyor da kimse bu çalışmaya itibar etmiyormu,veya hepsi biliniyorda birilerine para kazandırmak için gözmü yumuluyor sorusunu akla getiriyor.Sebep her ne olursa olsun bu sorunun çözülememesi beni fazlasıyla üzmektedir.Ülkemde kaynak israfı önlemede herkes üzerine düşen görevi yapsa,yeraltı kaynaklarımızı yeterince değerlendirebilsek,ürettiğimizden fazla tüketmesek,yerli mallarımıza sahip çıkıp onları kullansak,tüketimden gelen gücümüzü bilerek iyi ve kaliteli olanları tercih ederek kalitesiz ürünleri kullanmayarak yerli ve kaliteli m alları kullansak,şu içimize yerleşen yabancı hayranlığını üstümüzden bir atsak,işleri düzeltmek için daima bir kahramanın çıkıp gelmesini beklemesek şimdi bu halde olurmuyduk.Kimse gelip sihirli bir değnekle işleri düzeltmeyecek.Bizler yanlış olan işlere karşı çıkıp,doğrulara hahip çıksak ve desteklesek,ele avuç açmayı bırakıp onurlu bir yaşam ve güçlü devlet için gece gündüz çalışmak için seferber olarak Atamızın bize emanet ettiği her karış toğrağı azizi şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş cennet gibi bi ülkede yaşamanın kıymetini anlasak,çalışmanın çok önemli olduğunun bilinciyle ortak değerlerimize sahip çıksak,milli ve manevi değerlerimize yapılan saldırılara topyekün karşı çıkarak kimsenin bizi bölmesine,parçalamasına fırsat vermeyerek geleceğe daha güvenle bakmak ve çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak,atalarımıza layık evlatlar olarak gece gündüz çalışsak,tek dişi kalmış canavar olan muasır medeniyetin üstüne çıkarak bugün düştüğümüz durumdan kurtulabiliriz.Aslında bu o kadar zor değildir.Tek yapmamız gereken atamızın dediği gibi muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur ve yine atamızın dediği gibi 'Barışta ter dökmeyen savaşta kan döker.' ve 'Hiç yorulmamak azim ve karaı ile yola çıkanlar asla yorulmazlar.' SÖZLERİNİ KENDİMİZE DÜSTUR EDİNMEKTİR.BUNU YAPARKEN TEK DAYANAĞIMIZ ' HAYATA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR,FENDİR.' sözlerini unutmadan durmadan dinlenmeden çalışmaktır.İşte o zaman insan hakları diye ülkeleri işgal edenler,bir asker için koskoca bir ülkeye acımadan saldırarak onlarca sivil ve masum çocukları kimse öldüremeyecek, ' TÜRK DÜNYAYA HAKİM OLACAK,GERÇEK ADALET NEYMİŞ BÜTÜN DÜNYA GÖRECEKTİR.' Şimdi bir hayal gibi görünsede dünyada TÜRK' e yapılan muamele,ta Osmanlı İmparatorluğu zamanından gelen bir olaydır.Bütün çalışmaları Haçlı zihiyeti ile yapmaktadırlar ve yahudi ve hristiyanlar yüzyıllardır hiç değişmemişlerdir ve değişmeyeceklerdir.Asla ve kata ' BİZİ İÇLERİNE ALMAYACAKLARDIR.BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ,ONLAR DA BİZDEN DEĞİLDİR.' Çatlasalarda patlasalarda Türkler biraraya gelecekler,bütün dünya huzura kavuşacaktır.Elbette herşeyin bir bedeli vardır.Çünkü TÜRK MİLLETİ KİMSENİN BOYUNDURUĞUNDA YAŞAYAMAZ,ONURSUZLUĞU,BAŞKA MİLLETLERRDEN EMİR ALMAYI KENDİSİNE SİNDİREMEZ.Onlarla ticaret yapalım,iyi ilişkilerimiz olsun,ancak onların bize dost olmadığını ve olmayacağını bilelim.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!