Ve sonunda anladım ki hiç bir şey rüya değilmiş.
Konuş artık aşka sürgün kalbim, gün konuşma günüdür acıya. Yeter sustuğun kalben. İçindeki yetmiş iki kederi kır ve hayali bile olsa var yüreğinin sıcağıyla sevgiliye, beyhude kararsa bile ansızın canına gece.
yıllardır bir gölge misali sırrımın içinde bir sır gibi saklıdır yüzü. Her bir karışı aklıma yazılan. Kalbime yazılan. Ruhuma yazılan. Bir Ardıç ağacı misali hasrete dair ölüp ölüp kendi dalıyla yeniden doğan. Güneşin, ayın, yıldızların şehri, sevdanın şehri, aşkın şehri İsfahan'ı tümden yakar gibi gönülde yanan,
yanan, yanan, yanan
...............................yandıkça yar olan.
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta