Gecelerimi kattın karıştırdın.bomboş bir huzur vardı sanki senden önce..boşluğun huzurunu yaşıyordum.ses yok,ışık yok.bu kadar meşguliyeti yoktu beynimin.yüreğim sancımazdı böyle, gözlerim bu denli ağlamazdı…
Sığınağımı yerle bir etti gelişin.bir tek gecelerim vardı bana kalan, onu da sen aldın.Ve şimdi hoyratça kullanıyorsun.
Ne kaldı ki bana, benden geriye? aynalarda bile seni gördüğüne göre bu gözler…söyle, sence ne kalmış olabilir bana?
Davetsiz gelişin ve sorgusuz gidişin…nasıl bir bencilliktir ki bu? dilindeki birkaç sevda kırıntısı sözlerini de avuçlarıma bıraktın.ben ne yapacağım şimdi düşündün mü hiç? düşündün mü, giderken ayaklarının altında paramparça ezdiğin yüreğimin halini? hiç mi sıçratmaz tatlı uykundan, ciğerimi dağlayan feryatlarımın sesi? nasıl bir kaygısızlıktır bu?
Ben mutluydum senden önce.gözlerinden önce her şey daha güzeldi sanki…baktığım kör karanlık bile daha bir aydınlıktı.nasıl bir nankörlüktür bu? anlayamıyorum seni. kimsin sen tanıyamıyorum artık.yokluğunda bile bu denli zulme ne hakkın var?
Ey AŞK! yetmez mi bunca acı…böylesi seven bir yüreğe bu yaşananlar reva mı?
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta