Kalemi kırılacaksa bir şairim..
Utançtan boynu bükük birkaç eserim..
Oysa içimdeki hoyratla deli divane eserim..
Konuşmayı unutunca anladım ki Filistin’in sesiyim..
Kanla kaplı tüp renklerim..
Filistin’in sesiyim,
İki güne unutulan benim..
Bugün birinin davası,
Yarın binlercesinin hiç kimsesi..
Toprağın altına gömüldü mazlumun sesi.
Sahi, çok mu kalındır zalimin ensesi?
Vicdanı göğüslerinde körermiş bir milletin susuşu..
Yazık ki Filistin’in etekleri kana bulanıp tutuştu.
Sordum, vakit bulamayan çokmuş..
“Yermi kurşunla” bir çocuk katledilirmiş de,
Elini kaldırmaya üşenen mi çaresiz imiş?
İsrail yüce, zulüm yücelten miymiş?
Yeryüzünde anlatıldı nice destanlar..
Hani gelip geçmişti, pelerini olmayan o kahramanlar..
Sanırsam bu dava birçok kişinin işine gelmez.
Davasını taşla savunan o çocukları kimse mi görmez?
Bir taşa yermi kurşun, yer mi?
Yedi.. o yerdeki çocuk.
Her an titreyen kalbinin umudu, sönmemişti tek bir gün.
Dünyanın tüm renkleri şimdi kirlenmiş.
Mürekkebi siyah olan o denizler de tükenmiş.
Şimdi hakikat kırmızıdadır.
Şimdi hakikat, yermi kurşuna birden dizilen o destansı sahihlerdir.
İnsanlık nerede bilemem ama insanlar her yerde.
Gözlerimin hiçbirini görmek istemeyeceği derecede.
[06 Haziran 2025]
Zehra YadenKayıt Tarihi : 26.2.2026 04:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!