Canım da çok çekti çoban aşını,
Pişirdim yemeği yenmiyor yiyem.
Ayıkladım bir bir bulgur taşını,
Pişirdim Pilavı yenmiyor yiyem.
Yemeği yapamam şaşıp kalmışım,
Her gün çay kahvaltı yenmez bıkmışım,
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.




Yenmiyor yiyem
Canım da çok çekti çoban aşını,
Pişirdim yemeği yenmiyor yiyem.
Ayıkladım bir bir bulgur taşını,
Pişirdim Pilavı yenmiyor yiyem.
Yemeği yapamam şaşıp kalmışım,
Her gün çay kahvaltı yenmez bıkmışım,
Telefonla tarifini almışım,
Pişirdim Fasulye yenmiyor yiyem.
Getirdim soğanı bir güzel soydum,
Biberi, salçayı, tuzunu, koydum,
Daldırdım kaşığı yemeden doydum,
Meğer ki yağı yok yenmiyor yiyem.
Gel maral halimi gözünle gör be,
Düşündüm yapayım mercimek çorba,
Kazana boşaltım koca bir torba,
Pişirdim çorbayı yenmiyor yiyem.
Param yok ki gidip dışarda yiyem,
Fakirlik zor bela kime ne diyem?
Hele bir düşünün Uzun Ali’yem,
Bir deri bir kemik yenmiyor yiyem.
Üstadım söyleyecek bişe kalmamış tam puanla kutlar sevgiler sunarım
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta