eski masaya eski giysilerin eski kararlılığın eski adınla da otursan çürümüş meyve kokusundan öte bir şey bırakmaz zaman artık avucumuza.
arsenikle yıkayıp kulaklarını yalan söylemiş sayarsın beraber dinlenen tüm şarkıları.
soluğun aynı kalır yüzün aynı.
ama ağzında bana seslenen harfler ulaşana dek duyulmaz.
mesele değil uzaklık.
alıp atlantik’e gömseler yerin bin yıldır aynı.
uğruna verilen savaş, uğruna akmış kan.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta