Hiç niyetim yoktu bu amansız fırtınaya,
Bu kadar kolay kapılmazdım meçhul akıntılara.
Diz çökmezdim hiçbir saltanatın önünde,
Aşkı, kalbi yoran bir masal bilirdim sadece...
Mecnun’un çölünü serap,
Ferhat’ın dağını hayal sayarken;
Gözlerinde gizlenen o kadim ışığa yenildim.....
Kendimi sarsılmaz bir kale,
aşınmaz bir taş sanırdım;
Granit kadar katı,
gece kadar net ve karanlıktım.
"Ben başkayım" derdim,
"ben bu oyunun dışındayım..."
Gökteki yıldızlar gelse, bir nebze titremezdi içim;
Ama senin bakışlarından süzülen o haşmete yenildim.
Meğer en sert mermer bile,
bir damla sevda ile çatlıyormuş,
Meğer en siyah gece,
bir çift gözle sabaha uyanıyormuş.
Benliğime ördüğüm o duvarlar birer birer yıkıldı, Gururum, senin zarafetinin huzurunda diz kırdı.
Sıradan bir hikâye değil bu,
benliğimin teslimiyeti;
Ben sana değil,
sende bulduğum o mucizeye yenildim.....
@@@@@@
Şimdi bütün kalelerim yerle bir,
surlarım darmadağın...
bir kibirli yalnızlığım vardı
senin bakışların celladı oldu.
Meğer en dayanıklı zırh,
tek bir bakışla kül oldu;
en keskin gece,
kendi karanlığında boğuldu
Bu bir aşk hikâyesi değil,
bir imparatorluğun sessizce çöküşüdür;
Ben senin merhametine değil,
bana diz çöktüren heybetine yenildim....
Kayıt Tarihi : 12.8.2022 23:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



