Yaşlı genç dağlarda kirmit toplardık,
Küçükken saklambaç oynar derelere saklanırdık,
Dma cıkar elimizde sopalarla hoplardık,
Çelik nerede çomak nerede YENİKÖY.
......Biberli tarhanadır, kızıl çorbamız,
Tek odada yanar kara sobamız,
Kışın ayaklara çorap örer ninemiz anamız,
Nerede kaldı neşeli günlerin YENİKÖY.
İlk baharla herkesin işi başlar,
Kimi odun çeker, kimi mısır eker,
Ramazandan önce teker teker yazılır börekler,
Kızgın saç üzerinde yağlar gezer,
O tadun lezzeti başka nerede YENİKÖY.
Ağustosun sıcağında fındık toplamaya gideriz,
Soğuk suyu değirmenin yanında caykaradan içeriz,
Akşam tarladan gelince ırmagın serin sularına uzanıvereriz,
Sen korkma YENİKOY adını biz herkese duyuru veririz.
(Cengiz KOYUN)
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta