Dest-i semadan hançer düştü
Ulu dağların uçurumunda
Yüzler semaya bin şivan düştü
Denizler taşrasında ölü bedenler
Bu çağın da başına ufunet düştü
Her nimetten nesillerce birikmiş
Melanet bolluğun ortasına düştü
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



