Bir aydınlık gecede yazdım bu yemini. Karanlık olan tek şey kalbimdi.
Açtım bir yemin türküsü. Koydum kalbimi karşıma. Önce bir tozunu aldım. Sinekler her gün konduğu yerlere ufacık ayaklarından tozlar getiriyorlardı. İki süpürünce geçerdi. Önemsizdi. Sildim attım tozlarını.
Yıkamaya başladım sonra. Siyaha dönmüştü su. Ne kadar çok kiri varmış kalbimin. Sokaklarda sürtmüş, dağlar aşmış, sular geçmiş, bahar görmüş ve nihayet rüzgârla savrulmuş. Hepsinin kiri akmış, akmış ve de gitmiş.
Yaraları çıktı ortaya. Normaldi o kadar maceradan sonra. Çocuktu. Yaralanırdı. İyileşirdi. Yine de merhemini sürdüm önce. Bekledim, sarmadım hemen. İyice işlesin diye. Gördüğüm yaralar ondan bana geçti. İşledi ciğerime ve de beynime. Sonra sardım yaralarını. Bir bir başladı iyileşmeye.
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana.
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta