İstanbula geldiğin zaman ayağın yere sağlam basmalı
Dikkat et gözlerin dolmasın ağlamaklı
Bu şehir bir başka çarpar adamı
Toprağına bastığında başlar ihtişamı
Martı sesleri ile karışır dalga sesleri
Boğazı kaplar sabahın altın yelesi
Kenetlenmiş ellerele bekler bir iki sevgili
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Herbiri ayrı nağme burası tahatakale kapalı çarşı
Dinler söyler alaturkayı ya da alafrangayı
Seni nasıl terketmeli blimem sultanlar sultanı
Yağmurlar gözyaşlarımı saklamalı beni utandırmamalı
Bu gece üzgün gökyüzü karartmış mehtabı
Ayrılıyor işte iki sevgili, ikisininde gözü yaşlı
Tebrik ediyorum Sezer kardeşim içten sıcacık bir şiir
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta