İstanbula geldiğin zaman ayağın yere sağlam basmalı
Dikkat et gözlerin dolmasın ağlamaklı
Bu şehir bir başka çarpar adamı
Toprağına bastığında başlar ihtişamı
Martı sesleri ile karışır dalga sesleri
Boğazı kaplar sabahın altın yelesi
Kenetlenmiş ellerele bekler bir iki sevgili
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Herbiri ayrı nağme burası tahatakale kapalı çarşı
Dinler söyler alaturkayı ya da alafrangayı
Seni nasıl terketmeli blimem sultanlar sultanı
Yağmurlar gözyaşlarımı saklamalı beni utandırmamalı
Bu gece üzgün gökyüzü karartmış mehtabı
Ayrılıyor işte iki sevgili, ikisininde gözü yaşlı
Tebrik ediyorum Sezer kardeşim içten sıcacık bir şiir
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta