Yazmak, ince bir hazırlık gerektiriyormuş,
Saygı ile selâmlamak lazımmış önce kelimeleri ve aklı.
Kalbini, görebileceğin ve rahat bir yere oturtup,
Düşüncelerini gözlerine bırakıp,
Biraz izlemek gerekiyormuş o kefene benzeyen kağıdı.
Kefenin cebi yok ama,
Kağıtların geniş bir kalbi varmış usta;
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



