Neresinde kaldınız hayatın biliyor musunuz... Hani bir durma zamanınız olmuştu, belki de siz ona durulma dediniz...
Yürü be koçum dediler ya size, siz durdunuz ondan sonra inadına...
Çıkacak daha çok merdiven vardı. Ve siz çıktığınız merdivenleri bile iki iki indiniz sonradan...
Yüzmüş yüzmüş kuyruğuna kadar gelmiştiniz...
Neresinde kaldın hayatın şimdi... Sallanan iskemblenden düşün!
Ben ne anlatacaktım size biliyor musunuz... Kibrit kutusu ile tüpün öyküsünü... Bunu ben uyduracaktım. Bir yorumumda birine demiştim anlatacağım diye. Biri KİM di şimdi hatırlamıyorum... Yakın biriydi bana ve çokta uzak. Burada herkes çok yakın çok uzak ya!
Kibrit kutusu Tüpe aşık oldu... Bu öykü aşk öyküsüydü, yazmaktan vaz geçmiştim. Sonu çok hazindi... Aşkları bir aileyi yok etmişti... (Zamanında bir koca bir kibrit için karısını boşamış diye bize anlatılırdı...) Yokluk yıllarında bir kibrit çok önemliydi... Bir poşeti bile saklayan Muazzez Hanım' a sormak isterdim. Bu zaman da bile niye saklamalı bir siyah poşeti...!
Aileyi yok etmek isterseniz dinamit çok, çok, çok gelir... Bir kibrit kutusu ve bir tüp yeter... Yakın bir kibriti, tüpü de birazcık açın... Bir aileyi yokedecekseniz bu belki de masum bir katliam... Ama internet denen canavar, televizyon denen zebaniye de bırakabilirsiniz ailenizi yok etmek istiyorsanız...
Neresinde kaldın hayatın? Saklambaçtamı. Yoksa bir kapının önünde mi arkasında mı?
Google'a sor. O herşeyi biliyor... Bir nefes almayı bilmiyor, birde çay yapmayı...
Kibrit kutusu tüpe aşık olmamalıydı... Ama yanında dura dura başlamıştı işte bu aşk...
Kibrit kutusu 40 kere yandı... 40 Kav...
Tüp bitti... Kibrit kutuları da bitti... Yol da bitti... Bu aşkın yoluna Çakmak set çekti. Kibrit kutusu 2. plana itildi... Çakmak çaktıkça yanıyordu nasılsa. Adam karısını boşamıştı bir kibrit yüzünden. Şimdi çakmakla dolaşıyor cebinde. Ve ' Adamım' diye de adamlık taslıyordur...
Zamanın neresinde kaldıysam biri çeksin beni oradan...
Muazzez Hanım hala bir poşeti saklıyor mudur?
Ne oldu Muazzez Hanıma sahi...
Benim yazılarımı okuyorsanız cümlelerimi iyi irdeleyin... Bazı cümlelerim gider ta 2011 yılında yazdığım bir yoruma... Yorumuma bile sahip çıkan biriyimdir. Kibrit kutusu ve tüp misalinde olduğum gibi... Bu aşkın ikinci yarısı vardı.
Bir aile insanın en büyük ganimetidir. Bir kibrit kutusu bir tüpe aşık olursa... Allah korusun bu aşkı evdeki küçük bir çocuk biliyorsa.
Ailenizin yok etmek istiyorsanız çocuğun eline kibrit vermeyin, çakmakta vermeyin! Bu kadar zülme gerek yok. İnternetin başına bırakın, oyunlar oynasın. Televizyonda çizgi film seyretsin... Kaldıramayın onu ekran başından! Sizin ekmediğiniz bahçeye birileri sizin yerinize ekmiş işte. Meyva değil de diken diken olmuş bahçeniz... Olsun sizde böğürtlen yersiniz.
Konu dağıldı, konum dağıldı... Konumumuda bilmiyorum... Neresindeyim ben hayatın... Ben neresindeyim Hayatımın... Hayatım... Hayat. Çocuklarım. Eyvah tüp gaz kaçırıyordu. Sabah farketmiştim. Hortumunu değiştirmeliydik...
Ramazan ayında, öncesinde, sonrasında beni ve ailemi tüm belalardan, musibetlerden koru yarabbim.
Bende koruyabilirsem onları Televizyon ve internetten koruyacağım...
(gelişigüzel yazılmıştır)
09.07.2013
İbrahim ArslanKayıt Tarihi : 19.3.2014 13:53:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!