Haydi kalem, al kâğıdı eline,
Bir daha susma bu gece.
Yaz duvarlar arasına sıkışmış o aşılmaz mesafeyi,
Adını anınca içimde büyüyen yangını yaz.
Ben onu bir şehrin bütün ışıkları sönerken sevdim,
Kimsenin bilmediği duaların arasında,
Sessizce, içimden taşarak sevdim.
Haydi kalem, durma şimdi…
Suyun önünde nasıl ses durmazsa,
Onu düşününce kalbim de öyle yerinden kopuyor işte.
Bir avuç hatıra bırakıyor gecenin kıyısına,
Sonra gidip gözlerime oturuyor hüznü.
Ben onun adını bazen bir zikir gibi çektim içime,
Bazen de secdeye kapanır gibi özledim.
Haydi kalem, kırıl ama susma…
Sulanmayan çiçek nasıl kurursa,
Ben de onsuz öyle eksiliyorum her gün.
Fakat yine de sevgim çürümüyor zamanla,
Çünkü ben onu dünya için değil,
Ruhumun en eski yerinde sakladığım kader gibi sevdim.
Ve bazı aşklar vardır;
Ne kavuşmak ister, ne unutulmak…
Sadece insanın içine ömür boyu mühürlenir.
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 08:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!