Özlemlerimi anlatan bir anlamın vardı
Ölesiye çırpınan yüreğime,
Derman olacak bir yanın vardı,
Ulaşılamayacak kadar uzak,
Tutulamayacak kadar sıcak,
Efsane olacak kadar gizemliydin.
Ruhunu teslim etmek istersin,
Alan olmaz artık.
Vücudun bir leş parçasıdır
Karanlıkları yırtmaya çalışırsın
Böyle bir anda, felsefe gibi,
Sorgularsın yaşamı
Acı, kaygı, hazan…
Böyle geçer bende her haziran,
İçimde birçok hatıra,
Gel yazalım desem,
Sığmaz böyle birkaç satıra…
Önce ellerimi kestiler,
Sonra gözlerimi dağladılar,
Korkuyla bağrıştı kalabalıklar,
Çığlıklarıyla kulaklarım sağır oldu.
Seslenemezdim sana,
Düğüm vurulmuştu dilime, laldım.
Ne kadar istedimse
Seni çok
O kadar yoksun yok.
İçimdesin sessizsin,
Yine bendesin,
Yine suskunsun,
Bu sabah, bu semtte bir sessizlik,
Yürüyen karıncanın ayak sesini,
Bir sineğin kanat çırpısını,
Ve duyuyorum güneşten çatlayan dudakları...
Bu sabah tüm yalnızlıkar benim,
Bütün acılarım birdenbire yükleniyor omuzlarıma,
Görmeyen bilemez,
Seni yaşamayana anlatılmazsın sen,
Sığmamışsın Anadolu topraklarına,
Kimi zaman horlanmışsın,
Kimi zamanda övülmüşsün,
Dostların şöyle dursun,
Seni görmek,
Umuttur, sevinçtir, hüzündür…
Seni düşünmek,
Her şeyden vazgeçmektir.
Senin gözlerine bakmak,
Bir gemicinin pusulasıdır.
Ve yine de kimseler bilmiyor,
Benim adını geceleri tespih yapıp çektiğimi,
Her duada besmeleden sonra geldiğini,
Seni doğuranın gözümde Meryem kadar yüceldiğini
Ve her Aralığa şükrettiğimi…
En çok bu ayda güzel görünür gözüme dünya,
Kimse benden iyi yazamaz sanıyordum.
Gözlerindeki o son şiiri okuyana kadar.
Kimse benden gidemez sanıyordum.
Tozlu yollarda gözüm kalana kadar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!