Türkler ve Rumlar,etle tırnak gibiydiler,
Birlikte ağlayıp, birlikte gülmüşlerdi yıllarca.
Birlikte göğüslemişlerdi, hayatın zorluklarını,
Düğün dernek kurup, birlikte eğlenmişlerdi.
Yıl, bin dokuz yüz altmış üç,
Toplu katliamlar başladı Kıbrıs'ta
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




kıbrıs ve anadolu bir vucudun azaları gibidir asla ayrılmazlar...ve ayrılmayacaktırda...kutlarım...selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz.
duyarlı yüreği tam puanla selamlıyorum.
Duyarlı yüreğe ve kaleme saygı ve hörmetler...Özcan Akkuş
Güzel anlatımlı şiir,tebrikler
tebrikler saygılarımla
buda benim ki
Kıbrıs'ım
Tutmuşken bana uzanan kolundan,
Sende mi kayıp gidecektin elimden?
Ak Denizdeki son kızıl hatıradan,
Mahrum mu olacağım son yadigârdan?
Nice canlar vermiştim uğruna,
Nice şehitler gömmüştüm bağrına,
Hilali dikmiştim hani ya burçlarına,
Canım koymuştum senin yoluna.
Yoluna kurban oldu nice koç yiğitler,
Şimdi yükselir toprağın dan iniltiler,
Çan sesi mi dinleyecek gaziler şehitler?
Ölmediyse şayet bu millet onları dinler.
Bakmazlar mı? Ak Deniz bile çıldırdı.
Gidecek diye azgın dalgalarla kurdurdu,
Bilmem senin kaç bin yılık yurdundu,
Öz can hiç düşündün mü? Kanadın kolundu.
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta