Kulak verdim garip yavru ceylana
Dikenli çalıdan azık diyordu.
Sulanmış gözleri, üzgün hayrana
Tazıdan, çakaldan kazık diyordu.
Karşı koymak ister dağa, borana
Mırıldanır yanık sesle sorana
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



