Bir umutsuzluktu o gün ikimizinki de...
Sen dününe ağlıyor, bense kaçışıma bir yataklık arıyordum konukluğunda...Kalbimin kaçışına...
Kalbimi rehnemediğim bir anlamın ihanetini taşıyordum içimde. Sense yollarına döşediğin taşların, bir bir ayaklarından kaydığı günlerin tam ortasındaydın...
Umutsuzluğunu örttüğün toprağın, içinin yağmuruyla dağılıp akarak gitmekteydi o gün.
Çabana çağrın kutsaldı benim için şüphesiz. Ama çabanı okumayı başaramadım. Çabana beklentisiz bir katkı sunamadım...
Adının tek kişilik olmadığı mekanlardaydın halbuki...
Şimdi bu girdapta, tekrar tekrar boğuluşumla başbaşayım. Cellatlar oratasında kalakaldım, konukluğuna sığınmak isterken. Bir ses yetebilirdi kurtuluşuma...Uzanan bir el...Ama olmadı...
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Devamını Oku
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne




sığınacak bir liman aramakta yoğunlaşan duygularım ve umutlarım sendan yana..
selamlarımla..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta