Bir umutsuzluktu o gün ikimizinki de...
Sen dününe ağlıyor, bense kaçışıma bir yataklık arıyordum konukluğunda...Kalbimin kaçışına...
Kalbimi rehnemediğim bir anlamın ihanetini taşıyordum içimde. Sense yollarına döşediğin taşların, bir bir ayaklarından kaydığı günlerin tam ortasındaydın...
Umutsuzluğunu örttüğün toprağın, içinin yağmuruyla dağılıp akarak gitmekteydi o gün.
Çabana çağrın kutsaldı benim için şüphesiz. Ama çabanı okumayı başaramadım. Çabana beklentisiz bir katkı sunamadım...
Adının tek kişilik olmadığı mekanlardaydın halbuki...
Şimdi bu girdapta, tekrar tekrar boğuluşumla başbaşayım. Cellatlar oratasında kalakaldım, konukluğuna sığınmak isterken. Bir ses yetebilirdi kurtuluşuma...Uzanan bir el...Ama olmadı...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




sığınacak bir liman aramakta yoğunlaşan duygularım ve umutlarım sendan yana..
selamlarımla..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta