Yaşayan ölüler şehri gibiydi hayat. Yeşili görmeden akşamı eden milyonlarca insan arasında yeşil renkli bir yaprak olmak güvercinin pençelerine muhtaç bırakıyor düşleri. Maviyi görmeden yatağına giren milyonlarca insan arasında gökyüzü olmak, karanlığında yıldızları besleyip insanları göremeyen dolunay olmaya devşiriyor kendini.
Hangi sabaha uyandığını bilmeden akıp gidiyor kimliklerimiz en çokta yollara dökülen bariyerler uyanık tutuyor uçurum gidişlerimizi. İnsan olmak, şehir kalabalığından uyanıp ben olmaktı. Başaracağız...
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta