Yaşamın içinde dik duracak bir alan kalmadığında, dik durabilecek bir yer bulana kadar direnerek gaflete ve delalete düşmüşlerin zikzaklarına kapılmak değildir yaşamak.
Çıkar çarkının paslı dişlerinde umar olmak için kirlenmiş makamların rahatlığında ekmeğinizi elinizden alanların yaslandığı yastık değildir yaşamak.
Kahpe vurgunların, kirlenmiş hesaplarının içinde, pisliğin içine düşmüşlerin haline direnmektir yaşamak.
Kiralık sinsilerin niyetlerini gerçekleştirmelerine izin vermemektir yaşamak.
Arsızın en iyi arsız taarruzuna maruz kalmamaktır yaşamak.
Adamlığın piyasasında; zavallıları, satılmışları, işbirlikçilerine ucuza pazarlamak değildir yaşamak.
İnsanlığın duvarına sıva bile olamayacakları en çarpık zeminlere döşemektir yaşamak.
Alçak pusulara rağmen yolunda yürüyen, engellere takılmadan ilerlemek ve yükseğe tırmanmaktır yaşamak.
Durmak değil, dik durarak direnmektir,
İhanetin sizin hızınıza yetişememesi hızında nefes almaktır yaşamak.
Yavaş ve sinsi niyetli beygirlerin kirli nallarını yollarınıza bastırmamaktır yaşamak.
Aydınlığın meşalesini elinde tutarak, yüreğinizde yanlışa karşı olan öfkeyi taşıyarak asilliğin asaletiyle yürümektir yaşamak
Korkakların bile gölgenizden çekildiğini hissettirebilmektir yaşamak.
İnsanı insan yapan ahlakının yanında insanın sarsılmayan iradesidir,
Ahlak yaşam da dik durmanın omurgasıdır her bedende dik duramayan çimentodur yaşamak.
Dik durabilmek insan olma seviyesini koruyabilmektir,
Çukura düşmüşlerin kahpeliği ve dönekliği değildir yaşamak.
Gelecek; direnişin ve asaletin kollarında yükselecek,
Haksızlığın, zulmün eline düşenleri unutmamak unutturmamaktır yaşamak.
Yaşam tüm sorumluluğu ile yaşandığında sizindir,
Yaşam sizi köle etmeye kalkanlara karşı direnmemek adına onurun bayrağını düşürmemektir yaşamak.
Yaşamak bize yüklenmiş bir emanet değilse dünyanın bu kısır döngüsünde bizi var olmamaya zorlayan bir esaret değildir yaşamak
Yaşamın her günü debelenirken ömrümüzü tüketmeye yaşama bir şey katmaya çoğu zaman çırpınmıyor muyuz?
Yaşamı sorgulayan sorular içinde yanıtı aranan ve bulunan yeni bir güne ulaşmaktır yaşamak.
İnsanlık niçin öldü diye isyan etmez miyiz?
Yerlerde sürünen adamlığı görünce üzülmez miyiz?
Yanıtı her gün yinelenen çıkmazı daha da çıkmaza sokan çelişkiden kurtulmaktır yaşamak.
Bizi renkten renge sokan kelepçenin konuşarak, susarak, yürüyerek, durarak sırlarını çözmektir yaşamak.
Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın diyerek başımızı kuma gömmek değildir yaşamak
Zamanı geldiğinde öfkeye ve dilimize zincir vurmamaktır yaşamak bütün haksızlıklara karşı bir bütün olarak direnmektir yaşamak
Yaşamak, yara almaktan daha çok yara sarmaktır. Yara alan yara açarsa yara açana meşruluk kazandırmış olur. Yara sarmaktır yaşamak.
Önder Karaçay
Önder KaraçayKayıt Tarihi : 1.9.2013 15:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




İnadına yara sarmaktır
Emeğinize sağlık
TÜM YORUMLAR (38)