Bir çiçeğin üstündeki kelebek kadar kırılgandık.
Zamanı anlamaya direniyorduk.
Hayaller üretiyorduk olmayacak,
Olabilecekleri hesaba katmıyorduk.
Bildiklerimizle doğrular uyuşuyordu,
Ama biz bunu istemiyorduk...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




mapusun içinde üç ağaç incir
bu türküyle kafayı bozdum ben..
takıldım gece gündüz bunu dinliyorum..
ya diyeceksin niye kafayı bozdun?
bir cümle var ki süper..
diyor ki
insanın zulmüne dayanmaz yürek..
buna takıldım işte..
ben ne sağ bildim
ne de sol
ama türküleri sevdim
ilahileri sevdim
ney dinledim
bağlama sevdim
hacı bektaşa özendiğim için değil
her ne hikmetse hep biraz onun öğretileri gibi oldum ömrümce
komik olanı ne biliyor musun?
bu çocuk kalbimi
hiç biri tam anlayamadı..
oyyyy zulüm zulümm..
uzak dur ölümmmm bile diyemiyorum artık..
içimdeki çocuk bu dünyada çok üzgün..
teselli bulamaz halde..!
ne yazık ki..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta