Geçenlerde şarapnelin sol kenarında kendini yitirirken rastladım sana.
Yollar kanıyordu zifte bulanık gözyaşının üzerinden
Henüz saçlarının arasından filizlenmemişti kurulu salıncaklar, dökülmemişti henüz soğuk terin;
Kurulu salıncağın yamacından
Sana rastladım gövdenin sarmaladığı koltukta
Islak terini henüz atamamışken
Gökyüzü bir döldür kederimin örtüsünü yırttığım.
Varlığım kaçmak ister; kendinden bezmiş yola saklar kendini...
Üzerinde paramparça cam kırıklıkları
Kesiyor altında ezilmiş yolun son nefesini,
Ey ben, beni sessizce unutuyorum,
Taşlarla döşenmiş yolumun -Ey'ini kısa tutuyorum!
Güneş parmaklarıma tükürüyor...
Herakleitos yoluma dikili taşlar koyuyor ve kendini yazdırıyor hatrıma,
Şahidiyim oysa yaşamımın: parmaklarımı kesip yalamadığına.
Ey ben, seni söyle nasıl zapt ederim!
Düşünce: Hayatımın zindanında kendini kahrediyor,
Ey ben, seni nasıl düşüncemden kahrederim?
Oysa ben etten kemikten kederim...
Kederim; parmaklarıma azd edilmiş tükürükten kadın doğurmakta
Yazgı kaderin değil; noktası yargılanmamış sana varamayan yolların
Halbuki bütünüyle yolum beni kederimde bırakıyor
Yolumun her sancısında ürüyor kadın
Ve tanrısı oluyor bütün düşüncelerimin: Son şairini yolluyor...
Sur üfleniyor yolun kulağına: Taşlar yerine oturuyor.
Her taş buluyor da sahibinin yüreğini,
Oturuyor yolun bağrından kanayan yarasına.
Ki yaşamım;
Henüz dökülmemiş olan mavi winstonumun küllerini kadının göğüs tahtasına çiviliyor
Bütün çiviler önce çocuk Tanrı;
Çocuklar beynimde pıhtılaşmakta; Ki her çocuk Kafka'nın ölümü üzerine hatırlatıyor kendimi.
Tanrı ise Nietzsche'nin gözyaşını döküyor.
Ve her çivi kadın oluyor biraz,
Her Tanrı, çocuklaşıyor!
Sakalım biralanmış berberin son köpükleriyle taşkın
Çenemin altında kurumuş bir ölüm: Boynumu ısırıyor
Kadının;
Saçlarına düşüyor kır menekşesi
Yaşamım; kadının kaderi üzerine, kusuyor korkusunu o hazin sesi.
Korkum benim, sevgili korkum...
Pıhtı elbet bir gün kendini kanatır, anla; bir bakış da kanar
Bakışlar bazen kan ağlar
Ki her Tanrı ölüme bir bahane aratır.
Anla beni; ben Tanrı'nın dokunduğu tek parçasıyım..
Güneş'im, Ay'ım gör beni...
Bütün cam kırıklıkları gözlerimdi.
Ah... ah.
Yaşamım, seni hiç bu kadar yakından ölürken görmedimdi...
Halbuki sana çıkan bütün yollarda öldürdüler beni
Bütün yolları bilirim ayak izlerinden
Bak şu yol benim, beni bütünüyle kahretti..
Emrullah Burgu
Kayıt Tarihi : 27.5.2021 14:05:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!