Yürüdüm ne kadar gitmem gerekiyorsa gittim,
şehirler gezdim, köyler, kasabalar..
Hiç tanımadığım insanların gözyaşlarına dokundu avuç içlerim
Bir kırlangıçtan incelik gördüm, kuğu ile dans ettim.
Hüznü içtim bakır tasta Mezopotamya'nın orta yerinde, bir köy kahvehanesinde..
Bir derviş gördüm yıldızlara dokunuyordu, bir deli çırılçıplak uzanmış kendisi ile konuşuyordu bilgece..
Yaşam kök saldı sokaktan yıldızlara kadar, bir sarmaşık azgınlığıyla..
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta