Yeter artık!
Geçmişi çaldığınız yetmedi mi?
Şimdi gözlerinizi geleceğimize diktiniz,
Kirli ellerinizle dokunmayın umutlarımıza.
Biz sizden ne adalet isteriz,
Ne de lütuf…
Yalnızca hakkımız olanı isteriz:
Karanlıktan arınmış bir sabahı!
Yüzyıllardır aynı yalanlarla uyuttunuz bu halkı,
Kürsülerde sözleriniz bal gibi görünür ama zehir taşır.
Halkın alın terinden saraylar kurdunuz,
Bir lokma ekmeği bile çok gördünüz çocuklara.
Ve hâlâ diyorsunuz ki: “Biz olmadan olmaz!”
Oysa sizle böyle olmaması gerektiğini
Çoktan öğrendik!
Korkmuyoruz artık!
Çünkü biz;
Ekmek kuyruğunda umut bekleyen babaların öfkesiyiz,
Toprak kokan elleriyle evlat büyüten anaların sabrıyız.
Biz, sokak lambası altında kitap okuyan gençlerin hayaliyiz.
Siz ne kadar unutturmak isterseniz isteyin
Biz hafızayız, biz direnişiz, biz hesap günüyüz!
Bırakın yakamızı artık!
Yorgunuz; yalanlarınıza, tehditlerinize, sahte vaatlerinize.
Ne korkunuz caydırır bizi ne de baskınız susturur.
Çünkü biliyoruz:
Bu ülkenin dağlarında hâlâ özgürlük yankılanır,
Bu toprağın damarlarında hâlâ isyan dolaşır!
Bir gün gelecek,
O koltuklarınız sizi koruyamayacak.
O kürsülerde adınız değil,
Uğruna susturmaya çalıştığınız halkın sesi yankılanacak!
Ve işte o gün -
Geçmişi de, bugünü de, yarını da biz yazacağız.
Yarınlar artık size ait değil…
Yarınlar bizim olacak!
Kayıt Tarihi : 25.9.2025 15:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!