Değince gözlerime tek bir zerren,
Yüreğimin atış sesleri bastırırdı onca kalabalığın gürültüsünü.
Kızarırdı yanaklarım,
Yutkunurdum peşi sıra,
Ayağıma dolaşırdı ellerim...
Taş kesilir mest olurken sana bakarak,
Umursamazdın gözlerimin yeşilliğini.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




yaşamak bir şiirdir, şiir felsefedir her zaman, doğa kendi şiirini fısıldar silik ve derinden; ama zaman kez daha zaman keskin gözleri ve duyulmayanı duyan kulakları bu gizemli şiiri ortaya çıkartır şair, kendisine verilen bu ayrıcalığı bir kez daha ödüllendirerek...
Çok güzel doğal ve gercek anlatmıssın sevgiyi. Buna şapka çıkarılır sadece...
Şiiriniz bana Nazım’ın şu aşağıdaki şiirini hatırlattı dostum.
1 Ekim 1945
Dağın üstünde :
akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde.
Bugün de :
sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de.
Birazdan açar
kırmızı kırmızı :
gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı.
Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar
vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı...
Zaman rüzgarı içinizdeki cevherin yüzündeki tozu alacaktır eminim.
Selam ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta