ağustos on yedi.
ışığı içinde sakladı Çiminigaga,
ve biz
yürüdük geçtik karanlıktan
kanatarak dizlerimizi
ve buradan doğdu ışık
yetingen kuşların kırılgan kaçışına.
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Bizler de bu imtihan dünyasında Allah'ın son hak kitabı olan Kur'an'dan aldığımız İlahi nurla nurlanmaktayız.
Kainatta tek bir gerçek ilah/Tanrı vardır ve o da, hiç şüphesiz alemleri yoktan yaratıp, yarattığı günden beri de en güzel şekilde yöneten Allah'tır. Allah'a rağmen, çakma ilahlara rağbet edenlerin de akıbetleri kesinlikle hüsrandır!
Yaratmak fiili ancak, Alemlerin Vahid ve Ehad olan Allah'a mahsusutur.
Değerli Büyükharman, Demircan ve Nurani gibi değerli yorumculara katılmamak mümkün değil.
Bir deprem mi anlatılıyor?
Neden olmasın...
Bir savaş mi tahayyül edilmiş?
Neden olmasın...
Bir tsunami kurbanları mı dile getirilmiş?
Neden olmasın...
Yoksa Budistlerin Arakan Müslümanlarını katledişleri mi anlatılıyor?
Kim bilir?
Belki...
Ya kardeşim, perdeleri o kadar çok çekmişsiniz ki, ışık sızmıyor. Karanlık odada resim banyosu mu yapıyorsunuz?
İnsanlığın, insanların zor bir anı, yaşadıkları bir felaket anı işlenmiş. İşlenmiş de ne gibi bir felaket belli değil.
İnsanın kendi iç alemiyle hesaplaşması da olabilir mi?
Sadece düşündük canım. Bence çok az bir ihtimal...
Onulmaz bir hastalığın etkisinde kıvranan birinin ve ya bir salgına şahit olmuş birinin etkisinde kaldığı olayları anlatan bir şiir olur mu?
Olur mu, olur...
Bu kadar çok düşündürdünüz işte.
Serbest bir şiir.
Konu da türe uygun...
Sevgi ve saygılarımla...
'GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ'
...
kılıcı hiç kan görmemişler,
yitik ülke kıyılarında
aydınlanmadaydık
kendi içimizden gelen ışıkla. Ne güzel! Tebrikler ve saygilar...
şirk olan da şiirlik on para etmez
soz gelimi
'altin tepsi'de'sunsan
pas kokar
ne nedir bilmeze
sunup siir okuttugunda
atessiz dunya yakar
kul-koz bilmez sakar
damla suya sahip degil
hàsà pinar olmus nehir olmus çaglar a'nda
gelde gulme karalamalari yorum kalabaligi gurup toplum bilene
kozleyip yurek yakamaz yaktiramazsin ya yerkure dunyada
resim flu cikmis.. renk ayarinda dengesizlik var..haki gri siyah agirlikli..
onca siyah icinde.. cimini gaga.. kuzgunmu.. ki gagasi varsa kedi kopek oldugu dusunulemez..
pikasso da cesni boldur.. her rengi kullanir.. siyah denli beyazla isik golge oyunu oynar.. belirsizlik muglaklik figurle sinirli kalir..
sair.. sanki.. pempe pancurlu.. genis havuzlu balik oynasirken icinde.. asma cardakta fotograf cektirdigi ev..
yerle bir olup..
fotografta ki.. simdi eks olan.. otekilere.. gri siyah cekti..
evin beyaz duvarlara havuza baliklara bahceye asmaya..
karbon kagidi gibi..
mikro rontgen gibi..
omurgayi.. iskeleti.. etlendirmemizi bekliyor..
aslinda.. serbest tarz icin gerekli materyal..
yari aydinlik sular..
bugulu dumanli kuyular..
kara dumanla tullu kaf
yari alabulaca serap turaplar.. yerine..
butunu ile karanlik siyah verilmesi sorunu..
okuru ister istemez.. el yordami ile.. dize aramaya surukluyor..
el yordami bir kac dizede.. sacma yarasi var..
kalp goz yari yariya acik..
tam acik olmadigindan.. siirin isigi.. suzulmediginden..
lirik coskun eskiz diyebiliriz.. siir baska..
az daha perspektif calisilmali..
ufukla zemin arasina cizgi cekilip.. ust yan acik mavi.. az yukarilar.. yer yer siyah beyaz bulutlu.. solda yuvarlak sari ile.. gunes betimlenmeli.. yer yer kirmizi hareler ile.. yedi kandilli sureyyaya tekabur eder renkler.. alt kisimda.. gol ve deniz icin..
sabah saatleri cirlak mavi.. gun batimina yakin gumus ve kursuni ton..
cimen orman icin yesil.. ogle diplerde koyu siyah yer yer..
isik mutlaka verilecek.. gozbebeklerde.. hafif nemli dudak ve gozpinarlarinda.. salt mor ve siyah cenazeevini cagristiriyor..
gani rahmet dilerim ama.. kalanlarda..
basta fistiki yesil.. cillop gibi penbe.. sari ortada olup beyaz yaprak ile isik verilerek papatya cikarilmasi gerekiyor..
ben balik yagi yaziyorum.. gunde uc kez ac karna yutulacak.. halis morina yagi..
keten tohumu.. cay yapilip icilecek..
sandoz ile c alinip.. cok yagli cok tuzlu baharatli uzak durulacak.. kultur fizik calisilacak.. duzenli spor agri kesici bir kacta plasebo alinacak..
gecmis olsun.. hayirli calismalar.. kalem daim olsun mutesekkirim secki sebeb..
Cok daginik,okuyaninda kafasini karistiriyor.
ve biz hazırlanırken karakışa
giderek kimsesizliği yaşamaya
derinleşiyordu
yalnızlığımızın hüznündeki
çatlak.
…üzgünüm ama “ne ekersen onu biçirsin” atasözü boşuna söylenmemiş.
…insanoğlu nasıl bir hayat yaşarsa ona uygun bir son bulur. (istisnalar kaideyi bozmaz). Arkadaş yine bir atasözü ile devam edelim. “RÜZGAR EKEN FIRTINA BİÇER”
…şair geldiği yaşın artık sona yaklaşdığının farkında. Giderek kimsesizleşmesine isyan ediyor.
…evet ÇATLAK yavaş yavaş büyümekte.
…saygılar.
Ciddi-deneyimli-temiz bir çalışma.
Anladığıma göre Gölcük depremi etkileri anlatılmaya çalışılmış.
Ama olmamış.
Duyumsatma uçurumlarıyla dolu.
Ne popüleri, ne klasiği... Bizim şiirimiz bu değil.
Ben şiiri okuduğum zaman, bir olayı yaşamak, içindeki sırları çözmek, mutlanmak ve zenginleşmek istiyorum.
Dayak yemiş gibi olmak değil.
Kutluyorum emeği.
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta