Yaren yüreğimde kalan yılların kırıntıları ile yazıyorum sana. Biliyor musun? Uçurumlar çok derin.
Kar yağdığında yediverenler büyürdü kucağımızda. Sisler kalkardı öbek öbek dağ yamaçlarından.
Bir kartal yarardı maviyi. Öperdim seni. Ve soluğun sıcağında uyurduk. Sana dokununca kan tutardı beni. Yürek yavru güvercindi.
Sıcak ve ürkek bir ceylandın.
Kuş satıcılarından alırdık özgürlüğümüzü. Kaldırımlar da bizimdi. Kaldırımlardı onlar.Biz bastıkça ayaklarımıza kediler gibi sokulan.
Anımsar mısın? Dağ lalelerini ilk biz uyandırırdık. Güneş küserdi günde bize. Ne kadar da kıskançmış güneş. Oysa biz dokunmazdık onun olan güle.
Biz bize benzeyenlerin kokusunu taşırdık. Aslında biz de benzemezdik bize. Ama seviyorduk. Sensiz sen ya da bensiz ben olmuyordu.
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta