Bakarsın birgün sanada gelmiş sıra,
O zaman bakma sakin bu aciz kula,
Değmez inanki dünya binlerce pula,
O zaman yardıma kosanin olmaz!
Sakın ha güvenme dünya dostuna,
İtibar etmez ki kuru postuna,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Yorum için teşekkürler. Dikkate alacağım!
Şiirin içeriği, anlatım dili ve dokusu gerçekten çok güzel ama ne yazık ki Türkçe klavyeyle yazılmamış....
Türkiye'de bir antoloji sitesine şiir gönderilirken bu konuda hassas davranılmalı... Dünyadaki bütün büyük uluslar 'büyük olmalarını' dil hassasiyetine borçlular ... Bunun farkına vardıkları içindir ki... başka uluslara dil eğitiminde kendilerini dayattılar.... Bunu görmeliyiz artık....
Ulus kimliği dille vardır, dil varlığını yitirirse,, özensiz kullanımla hırpalanırsa 'ulus kimliğimiz' de elimizden kayıveririr....
Bu teknolojik çağda klavye ayarı da çok kolay üstelik.... Dikkate alacağınız düşüncesiyle.... Saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta