Bir bakın çevrenize.
Geçmişinize...
Yarım kalanlarla doludur insan ömrü. Tamamlandığını sandığımız yaşanmışlıkların eksik, suskunlukla, hırsla ertelenmiş bir yanı vardır. Ertelemelerle dolu yaşamda, belki bu yüzden, “her ölüm erken ölümdür.” Yapmak isteyip de yapamadıklarımızla doludur ya hayatımızın belirli dönemleri, bizim değil başkalarının isteklerini ve hayatlarını yaşarız ya çoğu zaman (farkında olarak ya da olmayarak) ... Kendimiz olmayı unutur umutlar ararız, başka sevdalar, başka yok oluşlar yaşarız ya, insanız ya neticesinde... İşte bu yüzden olsa gerek yaşadığımız olaylar bile aynıdır bazen, yakındır, paraleldir, çizgidedir.
Kendimize benzeyen insanlarla kurarız çevremizi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta