kanaletten akan su,
ağaçtan dökülen yaprakları taşır.
düştükçe kendin içine
gövdesi yanı başın.
taşınan dün aslında,
havuzun başında çomakla oynar gibi
Sakat Süvarinin Karısı
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Devamını Oku
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
dün taşınır ya bugünden;
güneş, su, insan,
her birinin içinde neler, neler….
hava çok sıcak,
şeftali tarlalarının arasına saklanmış aydınlık,
karşı tarlada uç vermiş buğday başakları:
kimisi yolunmuş, kimisi sapsarı.
Gerçekten... Bilen varsa söylesin lütfen ya ülkemizin aydınlığı nereye gizlenmiş? Nasıl ve ne zaman çıkacak ortaya?... Kutladım değerli yürek sesinizi Refik bey. Okumaya değerdi... Nicelerine...Esenlikle...
beğenerek haz alarak zevkle okuduğun harika şiiriniz mısralara dizilen duygularınızı candan kutlarım
Şiiri tam yedi kez okudum anladığımı söylersem pek samimi olmaz, kapalı bir tarz gibi geldi bana.
Doğadaki doğal akış ve bu akışa tezat oluşturan insanlar ya da uluslararası ilişkilerdeki karmaşa ve anlamlarndırılamayan fiiler, kiril alfabesi ile benzeştirilmiş. Açıkçası Türki Cumhuriyetlerin kimilerinin kullanması sovyet rejimleri ile zorunlu dil olarak kabul ettirilen bu dilin, yine bu halkların birbirinden koparılması amacına yönelik olarak her birine ayrı imlalarla dayatıldığı bilimsel bir gerçektir. Hal böyle olunca, şiiri çözümlemek çok kolay gelmedi bana.
Sonuç itibariyle günümüz göz önüne getirilir ise aydınlık-karanlık, anlaşılırlık-anlaşılmazlık, haklı-haksız gibi çok zengin bir izlekle donatılmış.
Gün içerisinde takip edeceğim bir şiir. Gerçekten merak ediyorum bu şiiri. Bakalım şiir dostlarımızın ďüşünceleri ne olacak.
Şiirinizin özellikle ikinci bölümü .,bir zamanlar boğazdan her gün onlarcası geçen ve kimi zaman 'ah o gemide ben de olsaydım' dedirten Sovyetler Birliği bandıralı yolcu ve yük gemilerini getirdi gözümün önüne... Ve ister istemez de şiirin geri kalan bölümünü bu manzarayı fona alarak okudum...
Mesela o gemiler de düşen yapraklar gibi ., adı Boğaziçi olan bir kanaletten akıp gitmezler miydi...
Kaleminize sağlık sayın Refik Yeşil...
çalınmış günler zamanın içinde saklı,
yaslanmışım ağaç gövdesine;
ben, aydınlık, yok oluş
ne güzel vurur havuz kenarı suları.
yapraklar - kiril yazıları - hırsız.
her birinin gölgesi düşer aydınlığa.
Şiir içindeki üçlemeler, insan ve doğa çerçevesinde duyarlı betimlenmiş ve duygularınızı dizelere çok duyarlı yansıtmışsınız Refik Bey, yürekten kutlarım. Selam ve saygılarımla esen kalın.
geçip giden bir ömürdür, kalan hayaller ve düşler cihana bedel. her mevsim geçen yılları, dostlukları, yaşanmışlıkları anımsatır. Düne özlem, dizelere güzel yansımış. Emeğinize sağlık.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta