Anlamsız kaldırımı kucaklayan rüzgârın cebinde buldum kendimi.
Sen tutunduğu daldan düşmek üzere olan yeşil yapraktın.
Mevsim ağır sancılar sonrası ölü bir umut sundu gökyüzüne.
Sen sonbahara meydan okurken, ben umudu yalnızca türkülerde duydum.
Öyle dokundu ki yürek yarama, yoksulluk tek tek kurşuna dizerken kahpeliği, düştün dalından sevdiğim.
Seni sürükledi rüzgâr fabrika kapılarına
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta