Kavgayı,
bir yaprağın üzerine yazmak isterdim Nihal
sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye...
Yaprak dökerken sırlarını toprağa,
toprak anlatır belki aşkın matemini
kökler geceye uzandıkça.
Öfkeyi,
bir bulutun üzerine yazmak isterdim Nihal
yağmur yağsın bulut yok olsun diye...
Bulut sırılsıklam inerken tepelerden
her damlada erir öfkenin tuzu
ve her şimşek çakışında görünür
gizli bir tebessümün izleri.
Nefreti,
karların üzerine yazmak isterdim Nihal
güneş açsın karlar erisin diye...
Her eriyen kar tanesinde
bir nefes sıcaklığı kalır geriye
ki o nefesle titrer dağların eteği
ve dağlar söyler belki aşkın yerini.
Ve dostluğu ve sevgiyi,
yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim Nihal
onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye...
Her kalp atışında bir kainat genişler
her nefeste bir dua yükselir
bebeklerin dudaklarında mayalanan.
Ama seni Nihal,
seni yazmak isterdim gülün taç yaprağına
ki her bahar yeniden açılsın diye...
Seni yazmak isterdim ayın hilaline
ki karanlık denizlere yol göstersin diye...
Seni yazmak isterdim rüzgarın esintisine
ki dokunduğu her şey titreşsin diye...
Sen Nihal,
sen bir aşkın mistik haritasısın
vücudun kıvrımlarında kaybolur zaman
nefesinle erir dualar dudaklarda
bakışlarında gizlenir kainatın sırrı.
Seni yazmak isterdim yokluğun üzerine
ki varlık bulsun diye her şey...
Seni yazmak isterdim suskunluğun üzerine
ki şarkı olsun diye her sessizlik...
Seni yazmak isterdim ayrılığın üzerine
ki kavuşmak bir ibadet olsun diye...
Ve sen büyüdükçe bebeklerin yüreğinde
sen eridikçe karların içinde
sen yağdıkça bulutların gözyaşında
sen döküldükçe yaprakların rüzgarında
işte o zaman anlarım Nihal
aşkın ta kendisiymiş bütün bu yolculuk
ve sen, aşkın ilk nefesi
son nefesi
ve her nefes arasındaki o kutsal titreyiş...
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 20:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!