Vedanın ağzı geveze çığlığı
düştü geceye.
Gözlerinden süzülen damla,
bir inci tanesi gibi,
usulca düştü yere.
Sen,
ihtirasın kadife perdeleri ardında,
kendi karanlığında inerken kuyuya;
çoktan anlatılmış bir masalın
adı konulmayan hecesinde
kaybolmuştun dünyanda.
Ben,
incinmiş damlanın düştüğü yer değil,
düşüşün kendisiydim.
Karanlığının içinden geçen
ışığın süzmesiydim;
En çok da benim adımda sarıldın hayata.
Ne zaman adımı söylemeye kalksan
titrerdi sesin,
boğulurdu nefesin.
Şifa dilenirdin elimden
kuyunun dibinden.
Uzattığım elimi
kopardın kolumdan.
Ve şimdi,
çatlamış bir boşluğun dibinde
sızıyorsun kendi kendine;
yankın bile sana ulaşamıyor.
Bağırsan bile…
Barış KayaKayıt Tarihi : 10.06.2026 00:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!