Anlatsam anlayacak gibiydin oysa. Ben yanılmışım. Her zamanki ben işte. Bir kez daha aldanmışım.
Yüz üstü bırakıp da gidişin. Doğru ya, her gittiğinde hiç gitmemişsin gibi dönmeye ve bitmemiş gibi sevilmeye doymamıştın.
Söyle hangi hükmün kaçıncı idamı bu .
Halbuki sana verdiğim değer müebbetlikti.
Sen nefsi müdafaa ile defettin beni.
Lakin, ben ellerim kelepçeli, hala sana mahkûm bir herifim. Bileklerimi keser öyle vazgeçerim kendimden.
Ve ben olan senden…. Ne de olsa ustası oldum beklemenin, tükenmek pahasına.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta