Ve yine yanıldım..
Sana güvenip bana dahir beni anlatarak yanıldım. Aşk anlayışının zevkten ibaret olduğunu bilemediğim için yanıldım.Bizi,biz sandığım için yanıldım.Saçlarının dalgasına kapıldığım,gözlerinin elasına bağlandığım,dudaklarını aşk sandığım için yanıldım. Sana inanıp bu yola çıktığım için yanıldım. Masalımın prensesi olduğunu düşündüğüm için yanıldım. Acılarımdan zevk aldığını bile bile omzunda ağlarken yanıldım. Sağlığımı bir o*****ya tercih ettiğim gün yanıldım.Her sevişmedeki kirliliği,namus sanıp yanıldım.Tozlarla grileşen bembeyaz hayallerin tamamen siyahlaştığı gün yanıldım. Ve biliyorum daha çok yanılacağım.
Elbette sende yanılacaksın.Başkalarının altında aşkı ararken yanılacaksın.Vücudunu sattığın p*çlerle mutlu olduğunu sanıp yanılacaksın.O parkta değil ''73 dakika'' bir dakika bile beklemeyen insancıklarınla kavgalarında yanılacaksın.Attığın her bayat simitte bir martıyı öldürdüğünde yanılacaksın.Gece yatağa yatınca,gözyaşlarını pijamanın koluna silerken yanılacaksın. Her sorunu ''verip'' haledebileceğini sanıp yanılacaksın.Bana yaptığın onca tatlılıkları başkasında deneyip yanılacaksın.Hiç unutmayacağım o kokunu yataklarda kaybettiğin gün yanılacaksın.Ela gözlerinde bıraktığım masumlukları,seri saran o kolları,omzunda ağladığın OFK'yı,kalbinde bıraktığım kırıntıları ve en önemlisi sana bıraktığım hayatın yok olduğunu anlayınca yanılacaksın..
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta