Çağrısı monotonlaşmış söylemler
Kulaklarımda vızıldıyor, sanki sinekler
Son yüzyıl, her yüzyıl gibi, övünçlü kendine
Geçmişini karanlık sayarak, kan döktü bencilliğine
Hatırlıyorum, küçükken karanlık çağ diye
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




'Ben böyle aydınlığı, çağdaşlığı ne yapayım?
Ömrün bittiğine mi, yalanlarla kandırıldığımıza mı yanayım? '
Tebrikler
Bu güzel paylaşım için teşekkürler
Selam sevgi ve muhabbetle
beğeniyle okudum güzel şiirinizi, yüreğiniz daim olsun, sağlık ve esenlikler dilerim
selamlarımla
Geçmişle bugünü karşılaştıran güzel çalışmanızı kutlarım.
bu zamanın ve geçmiş zamanın hiç değişmeyen yanları...
yüreğinize sağlık, saygı ve selamlarımla.
Elinde kantarma
İnsafsız jandarma
İki başlı kartaldan
Şapkasındaki arma.
BİR MÜDDET DAHA
DEVAM EDECEK
SONRA FERAH VE FEREC
Tebrikler ÜSTADIM
Selam ederim..
Bedri Tahir Adaklı
Tarih insanlarla yazılıyor...
Ve belki de bilinenin aksine 'değişmeyen tek şey değişimin kendisi' değil, 'değişmeyen tek şey insanda var olan ama insanca olmayan özelliklerdir'
Tarih bu insanlarla yazıldığı için de bilinenin tekrarı olmaktan öte gitmiyor...
Güzel ve anlamlı çalışmanızı kutluyorum sayın Mehmet Çoban...
değerli kalem ve engin dizelerini..
kutlarım
namık cem
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta