Yalnızlığımın su yüzüne vurduğu bugün
Yine bir Pazarın alçakça sırıttığı
Ömrüm boyunca hiç sevmediğim
Ana avrat sövüp saydığımın kahpe günü
Kalabalıklarımın iç dünyamı terk ettiği
Yalnızlık foyamın bilinmesinden ürktüğüm
Kimsesizliğimin fark edildiği gün bugün
Kalabalıkları arayıp da bulamadığım
bulduğum yığınların benim olmadığı
milyonlarcasının bana uymadığı,
hain yalnızlığımın pusuda gezindiği,
her Pazarımın zehir zemberek olduğu,
öfkemi sakız gibi çiğneyip attığım
dişlerimi balon gibi şişirip patlattığım
derin bir yalnızlık, acı ve hüzünle kıvrandığım
bedenimi söküp aldıkları gün bugün
Bugün ayakkabı numaram 55,
kefen ölçülerinde elbisem,
öğle saatleri loş, güneş ışınları kapkara,
her bir kaldırım taşı mezar boyutlarında
cenaze töreni var; kalabalıklar sıra sıra
ağır ağır yürüyenlerin omzunda bir tabut
gözlerinde simsiyah birer gözlük
nereye ulan, bu yapılan tam bir şerefsizlik
İçine tükürdüğümün Pazarı, derin bir yalnızlık
Bu Pazar dilenmek için bir parktayım
Usta dilenci gibi işbaşındayım
Çömeldim kaldırım taşına
Açtım avuçlarımı havaya,
Diktim gözlerimi semaya,
yöneldim tanrıya ama feryadım insana
Allah rızası için insan istiyorum
Rengi, kalıbı, fiziği fark etmez; dini imanı da
sokakta boylu boyunca uzananı da,
karnı aç, yerde iki büklüm yatanı da,
başı açık, kapalı ya da çırılçıplak olanı da
hepsini buyur ettim iç dünyama
ama bugün herkes sanki yeminli
şeytan diyor ki, dalıver sokaklara elinde bir tespih,
önce açıver göğsünün tam ortasına bir koca delik
Ensesinden yakaladıklarını içeri sokuver bir bir
Tükürdüğümün heriflerini böylece hizaya getir
Boşalsın şehir, yarım asırlık yalnızlık son bulsun artık
Sonra da kasıla kasıla yürüyüver, dimdik havalı havalı
Öyle ya, içim dopdolu, sırtım milyonlara dayalı
Pazartesi ya da Salı ne isterseniz geri alın
Emanetleriniz, verdiğiniz kalabalıklar sizlere kalsın,
Bedenimde size yarayacak başka ne bulursanız söküverin
Kaburgalarımı çatır catır dağıtın, midemi sokak kedilerine atın,
ağızları tatlansın, içleri bayram etsin hayvancağızların
Karaciğerimi, dalağımı, böbreğimi sakatatçı dükkânına satın
Bir kalbime, bir sevdama dokunmayın
Pazardan geriye her ne kaldıysa,
hafta içi dolu dolu yaşarım bilin
Siz bana en iyisi bir iyilik yapın
Birkaç insan ya da insancık bozması ödünç verin
Hiçbir işe yaramazlarınızdan olsun,
yerin dibine soktuklarınızdan,
iki gözünü oyduklarınızdan,
ha sit..r diye kovduklarınızdan,
kıçına tekmeyi vurduklarınızdan olsun
Verin bana şimdiye dek kaybettiklerinizi
İstemediklerinizin hepsini koynuma koyun
Alın benden içimin tüm yalnızlıklarını
Değiş tokuş yapalım var mısınız?
Nasıl da ayvayı yerdiniz, hapı yutardınız
Başınıza gelecekleri iyi anlardınız
Yarım asırlık sessizliğimin deşifre olduğunu,
uy anam uy diye kıvranarak yıllarımın nasıl geçtiğini,
köşe bucak saklandığımı, belirsiz bakışlardan kaçındığımı,
terk edildiğimi ve yapayalnız bırakıldığımı,
bir Pazar günü yüreğimin ateş gibi yandığını,
derin bir sessizlikle nasıl çıldırdığımı,
yalnızlık virüsümün ne büyük bela olduğunu
çok geçmeden nasıl da anlardınız değil mi?
Kayıt Tarihi : 17.9.2010 14:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
YALNIZLIĞIMIZ TÜP ÇIPLAKLIĞIYLA DEVAM EDİYOR HALA...

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!