Her içime çekişte İstanbul’u,biraz daha sen doluyor ciğerlerim.
Tek nefeste üflemeyi asla başaramadığım paraşüt çiçekleri gibi,
uçup gidemeyen sevdalarım, elimde kalıyor.
Kan ter içinde bir akşam üstü düşüyor şehre, son mevsim bahar.
Sarı fısıltılar duyuyorum, yapraklar kendi aralarında kaderlerini paylaşıyorlar.
Derken, yabancı bir rüzgarla göz göze geliyorum. Belli ki evinden çok uzak,
hasret türküleri dudağına ıslık olmuş,yorgunluğu yüzünden okunuyor.
Sevgim seni yurduna getirdi:
tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne...
İşte hepsi bu...
Hayallerini yak,evi ısıt.
Gideceğin en büyük oda arka odan.
İçerden sesleri geliyor annenle babanın,
Devamını Oku
tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne...
İşte hepsi bu...
Hayallerini yak,evi ısıt.
Gideceğin en büyük oda arka odan.
İçerden sesleri geliyor annenle babanın,