Bir yârin vedası düşer bahtına,
Bahtında açılır bir büyük yara,
Karanlık çökünce ıssız odana,
Hatıra gelmeyen gizli yüzsün sen.
Kahvenin kırk yılı düştü bir aya,
Hatır sende kalan bir büyük yara,
Yapraklara derdi dökerken Sadâ,
Bir gram eksilmeyen taze hissin sen.
Toprağında çiçek yetişmez senin,
Bir sümbüle boyun erişmez senin,
Kitabında mısra belirmez senin,
Kalemlere hasret kâtipsin sen.
Bakamazsın, ağyar olmuş gözlerin,
Gönlünde nur olan Gülizar güle,
Dokunmazsın, ağyar olmuş ellerin,
Bağrında kor olan gün yüzlü yâre.
Karanlıklar çeker güneşe perde,
Gönül pencerene uğramaz müjde,
Bir kelamın olmaz dost meclisinde,
Damarları kansız bir kalpsin sen.
Kapını çalmaz gün, her yanın gece,
Suyunu içmez yer, gök kubben perde,
Secdeye varmaz baş, duan beyhude,
Zikri olmayan bir evliyasın sen.
Ne kapından geçen olur, ne bakan,
Çehresinde sönmüş nuruna yüzün,
Ne bir hatır soran olur, ne duyan,
Kalpte gömülüdür gizli bir hüzün.
Diyemezsin, sükût olmuş dillerin,
Gönlünde pür-alev kızaran derdi,
Sevemezsin, mahkûm olmuş yüreğin,
Kalbinde ah olan bir güzel yâri.
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 16:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ŞİİR SİZE HİKAYESİNİ ANLATACAKTIR




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!