Gözlerinde tüten bir akşam bulutudur zaman
Nefes alışverişler sessizliğe göç eder
Her soluk bir hücre daha eksiltir bedeni
Her an, kalbin semasında sönen bir yıldızdır
Dudaklarında unutulmuş bir şarkının izi
Dilinde yarım kalmış uçurum cümleleri
Zaman çöl rüzgarı gibi alır teninden nemi
Avuçlarında kuruyan ırmaklar kalır geriye
Düşünceler karanlık bir denizin dip yarıkları
Usulca içine çeker boşlukta sarmaşık kollarıyla
Sorular yağar cevap toprağı çoktan yormuştur
Ne kök tutar ne filiz verir yalnız toz kalkar adımlardan
Gökyüzü bir vakit mavi tülbentti
Şimdi kırılmış Bir aynanın dağılmış parçaları
Bulutlar unutulmuş mektupların sarı yüzü
Rüzgar eski bir piyanonun ağlayan sesi
O eller...
Şimdi iki ülke kuştur
Kanatları kırık ısıtamaz birbirini
Bir pencere pervazında donup kalmış
Bahar beklerler
Ama gelen yalnızca
Sessizliğin soğuk beyazıdır.
Mevsimler değişir derler
Evet değişir...
Ama bahar bu yüreğe uğramaz artık
Burada mevsim hep kıştır
Kar düşlerin üzerine çöker
Ve her filiz
Bir anının taşına dönüşür
İnsan yaş aldıkça yalnızlaşır
Kendine her gün biraz daha uzak
Aynen abi puslu sesler ürkek ve kırık
Ve hayat
Kaybedeni çok olan bir savaşın
Sessiz galibidir yalnızlık
Sonunda oturursun kendi yüreğinin kıyısına
Deniz olursun limansız Ve durgun
Gökte yolu kaybolmuş bir yıldız
Yarım kalmış bir şiir gibi
Ve anlarsın
Yalnızlık
Artık sensin...l
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 18:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!