Gecenin karanlığında bir uçurumun kenarında düştüm düşeceğim korkusuyla, uzanacak bir el bekliyorum. Esrarengiz bir ormanlıkta bataklıkta çırpınan bir çocuk gibi kurtarılmayı bekliyorum. Yırtıcı aslanların pençesinde kalmış yavru bir ceylanın çaresizliğini yaşıyorum. Kartal yuvasında yol gözleyen yavrucuklar gibi semaya bakıyorum. Bir umut bekliyorum.
Etimi kemiklerimden sıyırıp akbabalara yediren zalimin insafa gelmesini bekliyorum. Karanlığın delirten ihtişamı karşısında, bir zavallı gibi büzülmüş yatıyorum. Yanlızlığa yenilen bir benmiyim bilmiyorum.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta