Yalnız Bir Ben...
Sen gittin...
Ama ben hâlâ seni görüyorum;
her gölgenin ardında,
her sessiz sokağın köşesinde.
Kapılar açılıyor, kapanıyor
ama sen hep içeri sızıyorsun,
sessiz ve keskin bir melodi gibi.
Ben seni unutmuyorum;
unutmak, sevmekten daha zor biliyorum.
Çünkü her hatıran, bir notadır içimde
bir opera ki yalnızca benim kalbimde çalıyor.
Geceler uzun... Yıldızlar bile bana seni fısıldıyor.
Rüzgârın dokunuşunda,
bir yaprağın titreyişinde adın var.
Aşk, belki de geri dönmeyecek birini beklemenin en
güzel, en acı, en dirençli hali.
Ve ben hâlâ bekliyorum...
Belki bir gün kapı yeniden açılır
ve sen, o sessiz melodinin sonunda
karşıma çıkarsın.
Ama umut var hâlâ...
Bir ışık gibi, bir gülüş gibi,
sadece adını bilsem yeter bana...
Aşk
Yalnız Bir Ben...
Sen gittin...
Ama ben hâlâ seni görüyorum;
her gölgenin ardında,
her sessiz sokağın köşesinde.
Kapılar açılıyor, kapanıyor
ama sen hep içeri sızıyorsun,
sessiz ve keskin bir melodi gibi.
Ben seni unutmuyorum;
unutmak, sevmekten daha zor biliyorum.
Çünkü her hatıran, bir notadır içimde,
bir opera ki yalnızca benim kalbimde çalıyor.
Geceler uzun... Yıldızlar bile bana seni fısıldıyor.
Rüzgârın dokunuşunda,
bir yaprağın titreyişinde adın var.
Geceler uzun... Yıldızlar bile bana seni fısıldıyor.
Rüzgârın dokunuşunda,
bir yaprağın titreyişinde adın var.
Aşk, belki de geri dönmeyecek birini beklemenin en
güzel, en acı, en dirençli hali.
Ve ben hâlâ bekliyorum...
Belki bir gün kapı yeniden açılır
ve sen, o sessiz melodinin sonunda
karşıma çıkarsın.
Ama umut var hâlâ...
Bir ışık gibi, bir gülüş gibi,
sadece adını bilsem yeter bana...
Geceler uzun... Yıldızlar bile bana seni fısıldıyor.
Rüzgârın dokunuşunda,
bir yaprağın titreyişinde adın var.
Geceler uzun... Yıldızlar bile bana seni fısıldıyor.
Rüzgârın dokunuşunda,
bir yaprağın titreyişinde adın var.
Aşk
Gökyüzü kızıl değildi sadece;
yanıyordu.
Ve ben ilk defa anladım,
insan bazı yangınları söndürmek istemez.
Aşk
Zamanı Yenen Şey
Seni bir akşamüstü sevmedim yalnız,
sanki bütün akşamüstleri
bende seni bekliyordu.
Gökyüzü kızıl değildi sadece;
yanıyordu.
Ve ben ilk defa anladım —
insan bazı yangınları söndürmek istemez.
Bir kuş geçti uzaktan,
kanatlarında yorgun bir kader.
O an öğrendim:
Her şey geçer.
İnsan, şehir, mevsim, hatta inanç.
Ama sevgi…
sevgi kalmak için yaratılmıştır.
Yıllar bizi aynı banka oturtmadı belki
ama aynı göğe mahkûm etti.
Aynı yıldızın altında
iki ayrı yalnızlık yaşadık.
Ve bu, tuhaf bir şekilde
birlikte olmak gibiydi.
Ölüm gelir mi bilmiyorum.
Ama seni düşündüğümde
yaşam, kendini affediyor.
Sanki dünya
bir anlığına daha anlamlı oluyor.
Zaman geçiyor Ali,
ellerimde bir çiçek değil artık —
bir sabır taşıyorum.
Gözlerimde senin adın değil sadece,
bir ihtimal yanıyor.
Belki bir sabah
güneş bana doğmaz.
Ama kalbimde
senin ilk gülüşün
zamanı utandırmaya devam eder.
Çünkü aşk,
evrenin unuttuğu gerçeği hatırlatan tek şeydir.
Ve belki de
Tanrı’nın bile vazgeçemediği tek mucize.
Aşk
Akşam çökerken gökyüzü kızardı;
bu bir gün batımı değildi,
bir itiraftı.
İnsan en çok
kaybedeceğini bildiği şeyi sever.
Aşk
Ellerimde artık bir çiçek yok;
kül var.
Yanmış umutların külü.
Ama o külden bile
senin ilk gülüşün doğuyor.
Aşk
Anladım ki:
Aşk, ölümü bile sabırsız bırakır.
Aşk, zamanı eğitir.
Aşk, kaderi yeniden yazar.
Ve biliyorum ,
ilk bakışla başlayan şey
bir anı değildi,
bir yazgıydı.
Zaman bizi yenemedi.
Çünkü biz,
zamanın içinden geçtik
ama birbirimizden geçmedik.
Aşk
Ben seni kaybetmedim Ali,
sadece zamana emanet ettim.
Çünkü gerçek sevgi
acele etmez.
Olgunlaşır.
Bekler.
Ve tam umudun tükendiği yerde
yeniden doğar.
Aşk
Seni bir akşamüstü sevmiştim,
Evet, gökyüzü kızıla dönmüştü.
Ama o kızıllık bir veda değilmiş,
meğer bir başlangıçmış.
Aşk
Başlangıçta zaman yoktu,
karanlık vardı.
Sonra bir kıvılcım çaktı boşlukta,
kimileri ona “ışık” dedi,
ben adına “aşk” diyorum.
Aşk
Başlangıçta zaman yoktu,
karanlık vardı.
Sonra bir kıvılcım çaktı boşlukta,
kimileri ona “ışık” dedi,
ben adına “aşk” diyorum.
Çünkü hiçbir yıldız
sevmeyi bilmeden yanamaz.
Hiçbir gezegen
özlem duymadan dönemez.
Evren dediğimiz şey,
bir kavuşma ihtimalinin sonsuz tekrarından ibaret.
Aşk
Seni sevdiğim o akşamüstü
aslında galaksiler hizalandı.
Gökyüzü kızarmadı yalnız,
kader yer değiştirdi.
Ve ben anladım:
Bazı karşılaşmalar
tesadüf değil,
kozmik bir zorunluluktur.
Yıllar bizi ayırdığında
zaman kendini güçlü sandı.
Oysa zaman,
sabretmeyi bilmeyenlerin ölçüsüdür.
Aşk ise ölçülemez.
Aşk
Aynı yıldızın altında
iki ayrı şehirde ağladık belki,
ama yıldız şunu biliyordu:
Işık gecikir,
ama asla kaybolmaz.
Ölüm bile bir son değil,
sadece başka bir boyutta
yeniden buluşma ihtimali.
Çünkü eğer evren genişliyorsa,
bu yalnızca fizik değildir,
kalbin yer açma çabasıdır.
Ve bir gün
zaman yorulacak.
Takvimler düşecek duvarlardan.
Yıldızlar sönecek belki.
Ama aşk kalacak.
Çünkü aşk,
Tanrı’nın evrene yazdığı
silinmez tek cümledir.
Ve biz,
o cümlenin içindeki
iki kelimeyiz.
Aşk
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 16:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!