1. Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim
Emrazı Zühreviye Hastanesi'ne kapatıldı anamız
Adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarındandır
Şeker atar hâlâ mazgallardan Cankurtaran'da
Acı Bacı'nın acı bilmez uçurtma çocuklarına
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yamuk çerçeveli İstanbul resmidir şiir
herkes duvarına asmalı...
devirip devirip gözlerini
gerçek renkli yerinden içine bakmalı!.
diyor, evet ben de sevgili Deniz'i kutluyorum; şiirin içinden seslenimininden dolayı...
sevgiyle...
aslında çok düşünülmesi gereken önyargıyı bırakarak anlaşılması gereken bir çalışma....şairi kutlarken ....deniz hanımı dahada kutlamak istiyorum bir çoğumuzu düşünerek şiiri okumaya davet edercesine yorumlamasından dolayı.
saygıyla...müzeyyen başkır
ACI BİR SİTEMDİR,
HER KELİME..
DÜŞER ...
ALNIMA YAPIŞIR HAKİKATLAR..
'Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim'
Konvekste kanama var, bilinen duygular bile kanıksanamadı daha, hırlamada görünen ısırmaya hazır diş sevimsizliğinden ötürü şiir terliğini sahilde unuttu. Terlik naylondu, ayak izi kinetik enerjisini bırakacak toprağa. Suçsuz ve masum o çoçuklar el çırpacaklar.
Düşteki sosyal aritmetik günde reele çekilecek. Hamburger yanaklı çoçuklar parmak kaldırmayacak.
'ŞİİRİMİZ KARADIR ABİLER'
'ŞİİRİMİZ HER İŞİ YAPAR ABİLER'
'ŞİİRİMİZ GÜL KURUTUR ABİLER'
'ŞİİRİMİZ MOR KÜLHANİDİR ABİLER'
'ŞİİRİMİZ KENTTEN İÇERİDİR ABİLER'
.............................BİR DÜŞÜNÜN ABİLER'
***
Bir de öteki çocuklar:
ORTA İKİDEN AYRILAN ÇOÇUKLAR İÇİN ŞİİRLER
Sivil ölümden konuşuyoruz dağılan neftilikler
arkadaşlar Makedonyalı kalın usta marangozlar.
Kapaklanır bir adam daha kaçıncı, aktığımızı görünce
ters çevrilmiş kente karşı işte onun denizlerine
delikanlı kostaklarımızı çıkarmış ve ırmaktır.
Erkek ölümden konuşuyoruz yeni ormanlardan
dahi 'dikeni seven gülüne katlanır bir kadın'dan.
Haramiler ki kırkın üstünde artık sayıları
bir küçük tabut tabakada gezdirirler ölüleri fakfon
burunları çekmek üzre, ince çağrışımlıdır.
Ey orta ikiden ölerek ayrılan çocuklar! aslında başlayan
askerler tabiatta hâlâ tramvaydan Sirkeci'de mi inerler?
süsüne kaçılmamış bir cenaze törenine gitmek için.
Ece Ayhan
her fikir sahibinin bir dağı vardır...yaslanır
dağ ona sessizliğin fısıltılarını bağışlar
ideolojik bir çarpıntıdır şu mısralar..kimine hey-eeee-CAN veririr..kimine kan uyuşmazlığı......
bu şiirin dağında karlar ve soğuk şarkıların ırmağı vardır...votka ile bir amerikan salatası
İkinci Yeni akımının tartışmalı ve enteresan şairlerinden biri olan üstadın farklı tarzda bir şiirinin günün şiiri olarak seçilmesi güzel oldu benim için. Edebiyatta bazen bizi silkeleyen isimlerdir bunlar.
her fikir sahibinin bir dağı vardır...yaslanır
dağ ona sessizliğin fısıltılarını bağışlar
ideolojik bir çarpıntıdır şu mısralar..kimine hey-eeee-CAN veririr..kimine kan uyuşmazlığı......
bu şiirin dağında karlar ve soğuk şarkıların ırmağı vardır...votka ile bir amerikan salatası
Tüzüklere büzüldük...üzüldük,çözüldük,dövüldük,ezildik,yine de şiiri şairi kadar bilemedik...saygılarımla.
1. Âsidir ; kanunla , tüzükle çarpışan...
Kızıl bir damgadır , alnında o nişan...
Büyüdüğünü zanneder , uydurmadır ;
O dur , Hades'in toplumuna ulaşan...
2. Hırlı durursan kimse kimseye vurmaz...
Aklı olanlar NİZAMA karşı durmaz...
Hem karşı gel , hem de iyilik bekle sen ;
Böylesi insanlara , mevcut baskı az...
Zırvaların ötesi bir şiirdir bu...
Ana , babanın bahsi ; tümüyle tabu...
Aklına ne gelmişse üfürmüş şâir ;
Acep kim onaylar , bu hissiz mektubu...?
SEÇİCİ KURULU KUTLARIM...
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta