Dallarında tomurcuk, gözlerinde bahardım
Gittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Hani vardım da yardım, sanırdım o kadardım
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Son gülüştüm dudakta, benden başkası yoktu
Saçlarım geceyle ay, kirpiklerim bir oktu
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
***Gözlerimi kör eden, sevgiymiş özlediğim
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı….***
can yanmaya görsün.. aşk yalan... sevda kalan olur değil mi..!!.ondandır bu yürek sızıları...çok güzeldi yüreğiniz hiç incinmesin dilerim..
Gözlerimi kör eden, sevgiymiş özlediğim
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı….
aslında sevgi hiç bitmiyor ilşki bitsede.onun için canı yanıyor insanın.kutluyorum.
Dallarında tomurcuk, gözlerinde bahardım
Gittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Hani vardım da yardım, sanırdım o kadardım
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Son gülüştüm dudakta, benden başkası yoktu
Saçlarım geceyle ay, kirpiklerim bir oktu
Farklısın derdin bana, meziyetlerim çoktu
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Dönecek bir gün derdim, yolunu gözlediğim
Gülümserdim hayata, umutla beslediğim
Gözlerimi kör eden, sevgiymiş özlediğim
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı….
HOŞ VE ANLAMLI HER DÖRTLÜK...
KUTLARIM SEVGİLİ OYA HANIM.
SEVGİYLE
Gökmen
7/7 lik güzel arızasız bir hece şiiri.Sanat müziği formatında...
Tebrikler Oya Hanım.
Selamlar.
Çoğu kez yalanları yaşamıyormuyuz mesela çok üzgünken etrafa belli etmemek için gülebiliyoruz karnımız açken bir ikramı karnımız tok bahanesi ile geri çevirebiliyoruz yorgunken yorgun olmadığımızı söylüyoruz cebimizdeki son paramızı çocuğumuz harçlık olarak verip ona paramızın bitmediğini söyleyip yalan söyleyebiliyoruz tebrikler duygularınız ustaca aktardığınız bu güzel eserinize kaleminiz daim olsun
Dallarında tomurcuk, gözlerinde bahardım
Gittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Hani vardım da yardım, sanırdım o kadardım
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Son gülüştüm dudakta, benden başkası yoktu
Saçlarım geceyle ay, kirpiklerim bir oktu
Farklısın derdin bana, meziyetlerim çoktu
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı
Dönecek bir gün derdim, yolunu gözlediğim
Gülümserdim hayata, umutla beslediğim
Gözlerimi kör eden, sevgiymiş özlediğim
Bittiğinde anladım, canım yandı yalandı….
Emeğinize yüreğinize sağlık mükemmel bir çalışma sizi kutlarım
hikayedeki bir noktaya değinirsem, bir yerine katılıyorum bir yerine de yarım-katılmıyorum. evet böyle aşklarda insan bir tek ben varım sanabilir (ki ama bu bir birliktir aslında) yarım katıldığım tarafsa, yeşil göze aldanılmaz(bence) ama orda anlatılmak istenilen sanırım o yeşil gözün ardındaki oluşumlar. evet her şey birbirini etkiler. e sevgi yeşil göze yayılır ve parlatır. bu açıdan düşünürsen tamamen hemfikirim açıklamada
sonsuz sevgiler dilerim.
bu güzel şiirler hiç susmasın ışığınız hep artsın
sevgili oya özpoyraz, insan hayatta neler yaşayabiliyor neler, asla bilemez. herkesin yalanladığı innılmaz sevdalara tutlabilir ki bu dünyada bazıları ve bu sona ererse ya da öyle gelirse bunu adı da yalan olabilir, ki aslında bu 'yalan' deyiş de kesinlikle bu sevdayı yalanlayanlarla aynı değildir aynı olmayacaktır. Yaşayan bilir neler göze alınır, yaşayan bilir kavga nedir tartısma nedir. kavga yoktur tartısma vardır ve bu her zaman için böyledir. asla bir kavga olmaz bazıları için. O kişiler kendileriyle uyumludur, düşünebilecek en kötü şartta bile kendilerinden ödün vermezler.
şiir çok güzeldi. resmi gene harika ayarlamışsınız. o iki kişi ne kadar birbirinin üstüne oturmuş değil mi
kutlarımm
Abla bu ne şanssızlıktır. İnanmayacaksın, o kadar uzun bir yorum yazdım ki, göndere tıkladım sayfa görüntülenemiyor çıktı. Geri döndüm yazdıklarımı kopyaladım, sonra yapıştırdım. Tekrar gönder dedim yine sorun oldu. İnan bu işlemi belki altı sefer yaptım. Bir kez daha denerken, çaaaattttttt diye pc kapanmaz mı? Hay yandığımın dedim. Sonra yeniden açtım pc yi. Bu defa kopyalama gitmiş, yapıştıramadım. O kadar derin şeyler yazdım ki, vallahi şiirden çok ama çoookkk uzundu.
İlk kıtada yardım, sanırım o kadardım mısrasının bölümüne takıldım. Anlaşıldığımız kadar mıyız, yoksa sevebildiğimiz kadar mı? Yar demek en büyük ünvanlardan birisi. Dilden söylemek değil, dilden söylediğini yüreğinle tastik etmektir.
Kolay mıdır seni seviyorum demek. Bu kadar ucuz mudur? Yaşamayı göze alabilen uğruna her engeli aşabilendir. Verilen bir sözdür ve sözün efendisi olmalı insan. kölesi değil!!
Aşk bugüne has değildir, olamaz da. Tekeri bayırdan aşırana kadar mıdır aşk? Seven yürek önce kendine inanmalı. Tutamayacağı sözü vermemeli. Sevda günlük yaşanır oldu ne yazık ki.. Ben inadına derim ki, sevda ruhlar aleminde de doyasıya yaşanabilmeli. Böylesi sevdayı insan kendi özüne işlemeli. Bilirim ki; sevda her engeli aşar. tekeri bayordan aşırmak gibi değil.. Köprü geçene kadar değil.. İnsanca ruhlar aleminde bile.. Yaşlar ne olursa olsun. Hastalık, sağlık farketmiyor. Omuz omuza verebilmek. Hani derler ya iki tam bir eder mi diye.. Eder abla eder. İki tam en büyük biri, bizi eder abla. o zaman yanında ve ruhunda bulunduğunla aşamayacağın hiç bir engel kalmaz. Sevdiğini her koşulda ve şartta taşıyabiliyor musun? İnançları inancın olabiliyor mu? Sevdikleri sevdiklerin olabiliyor mu? Aynı gözle bakabilip, aynı sözcükleri söyleyebiliyor musun? İşte orada aşk.. Ölümsüzce ve yaşamak uğruna. Gözüne göz, kulağına kulak, eline el, omuzuna omuz olabilmek.. Sevdadır adı.. Dilden değil, yürekten söyleyebilmektir.
İkinci kıtada bahsedilen ilginç sözler var. Meziyetler.. yaşayışlar ve daha bir sürüsü.. Nedense, cicim ayları gibi her şey harika gider. Sonra alışkanlık başlar, sonrası saygıyı ve sevgiyi yitirme. Böyle midir? HAYIIIRRRR!!! Dediğim gibi, ruhun en derinine işlemeli, duan olmalı, yakarışın olmalı, sözlerine beste olmalı. O zaman bilirsin ki, her alemde yaşanacaktır sevdan. Tek olmalı, biz olmalı. Yağmurda, çamurda, güneşte, terde, rüzgarda, çiçek açarken bile.. Ölümsüzce yaşayabilmek. Yalansız. Bir bedenin, gücün yetersiz kaldığı anlarda destek olunabiliyorsa, zorluğa göğüs gerilebiliyorsa sevdadır. Çünkü, her yağmurun arkası güneştir. Aşk gerçek sevilerde payını almalı. Neden, bir müddet sonra yüze söylenen güzelliklere sırt çevrilir ki? İnsan kendini inkar etme uğraşında da ondan. Kirpik ok, kaşlar keman.. Ya sonra.. Kirpik tene batan diken, kaşlar akortsuz keman. YALANNNNN!!! Bu yalana saplanan aslını inkar edendir, ya da.. ya da riyakarın tekidir. Çok basit! Kim sevdiği yemeği değiştirir.. Demek ki, sevgilerin yemek kadar değeri yok. Çünkü insanlar anlık açlıklarını bastırırken, ruh açlığını da hevesle doyuruyor. Katılmıyorum.. Ruhların her aleminde sevebilmeli, kendini inkar etmemeli insan..
Şiirin finali: Hep bekleyiş. nedense bir tek bekleyen vardır. Çünkü gelecek tek kişidir. Neden ki? Sevda beklemelerin oyuncağı mı? Olmamalı.. Aşk sınırsız var oluş, aşk ilahi sonsuzluktur. vitirne bakıp aldanmamak lazım.. Gerçek seven, yürekleri tek eyleyendir. Omuz omuza yarına koşabilenlerdir. Bizdir. Kol olmak, yüz olmak, ses olmak, düşünce olmak, yürek olmak, dayanabilmek birlikte. Temel olmak, çatı olmak birlikte..
Neyse abla ben müsaade isteyim, seminerden çağırıyorlar. Kimler mi? Ferhatlar, Mecnunlar, Kamberler, Yusuflar, Keremler.. Ve sevdaları, onlar biz olabilenler.. Öğreneceğimiz çok şey var..
Gerçek seven gözlerde bakarken, ruhuna işleyebilendir. Dil yalancıdır çoğu zaman. Gözler su gibi duru ve gerçek..
Tebriklerimle abla.. Cumhur Karaca
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta