Birçok işler planladım/ Ben ne desem yalan oldu.
Bu nükteyi geç anladım/ Ben ne desem yalan oldu.
Tedbir bizden takdir onun/ “Ol” da hükmü yok kulun,
Ey insanlar şahit olun/ Ben desem yalan oldu.
Kendime hep zeki derdim/ Her soruya cevap verdim,
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




İnsanlar elbette ki (haşa) kendiliklerinden, Alim ve Hakim sıfatlarına sahip değillerdir. Zira melekler bile;'SÜBHANEKE LA İLME LENA İLLA MA ALLEMTENA İNNEKE ENTEL ALİMÜL HAKİM' diyerek İlm-i ilahi karşısındaki aczlerini itiraf etmişlerdir. Lakin kendisinine eşyanın ismi öğretilen Adem babamız ise kendisine verilen bu ilim ile meleklere olan bu mübarezeyi kazanmıştır. Dmek ki insanoğlu sebeplere sarıldığı ve neticeyi müsebbib-i hakikiden bildiği sürece, istidat-ı fıtrısi nispetinde ilim ve hikmetlere mazhar kılınır. Bu da, Rabbimizin Alim ve Hakim isimlerine ayinedarlık etmektir ki, mazhar olanlar küfran-ı nimet manasına gelecek sözlerden imtina ederek, tahdis-i nimet etmelidir. Bunu da,'HAZA MİN FADLİ RABBİ-(BU RABBİMİN FAZLINDANDIR!' Diyerek yapmalıdır.
Bu da fakirin yorumu.
Sürç-ü mana ettiysek affola.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta